iyikus.com'a Hoş geldiniz!

Burada olmana sevindik!

Forum sitemize kayıt olarak, topluluğumuzun diğer üyeleriyle iletişime geçebilir, paylaşımlarda bulunup, destek alabilirsiniz.

Kayıt Ol

pomeranian boo fiyatları

Çiçi'li Hayat

Merve Kıratlı

Yönetici
Deneme Mod.
Mesajlar
665
Tepki puanı
1,049
Yaş
25
Konum
Ankara
25 Haziran 2020 tarihinde Ulus’ta bulunan kuşçulara gittik bilenler vardır. Aslında bende kuş sahiplenirken “Benim oyalanacak bir şeyim olsun” gibi yanlış bir düşünceyle gittim. İlk elimize aldığımız kuş Çiçi’ydi. Bir kuşa daha baktık fakat Çiçi’ye anne olmak istedim. Gagasının uç kısımlarında siyahlık vardı. Aldığımız yer “30 - 45” günlük erkek demişti. İlk ziyaret ettiği yer baba eviydi :D 3 muhabbet kuşu ve 1 sultan papağanının yanında buldu kendini. Balamir’le biraz çekişme geçti aralarında bu da bize “ Çiçi kesin erkek” diye düşündürdü; çünkü Balamir erkek ve yanında dişisi vardı. Elime almaya korkmuştum ilk zamanlar ve ısırdığında canım çok yanıyordu.

IMG-20200626-WA0000.jpgAkşam evimize geldik. Evdekiler bilmiyordu bir nevi emrivaki yaptım. (Ki bu da yanlış. İstemeyip başkasına verebilirlerdi.) Geldiğinde direkIMG_20200626_090736_380.jpg kafesten çıkardım. Salona geçtiğimizde yere bıraktım; sanki daha önce gelmiş gibi gayet sakindi. Uçamıyordu ilk zamanlar küçük olduğu için sanırım. Koltuğa, masaya tırmanmaya çalıştı. Kafesine koyduğumda gagasını tele takmış bir şekilde gördüm. İster istemez insan panik yapıyor. Sonrasında normal olabileceğini öğrendim. Üstünü ince birşeyle örtüp o geceyi sonlandırdık.

Alışana kadar sabahları 7 de soluğu yanında alıyordum. Saçlarımın arasında, omzumda zaman geçiriyorduk. Aşırıya kaçmadan muhabbet kuşu belgeselleri izliyorduk beraber. Muhabbet kuşu hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ne gerekir, nasıl olmalı bilmeden böyle bir adım atmıştım. Bir hafta geçmeden aileme o kadar almamaları konusunda uyarmama rağmen ikinci cici kuşumuz katıldı aramıza. (Çünkü Çiçi’nin sürekli ellenmesi hem beni hemde yavrucağızımı rahatsız ediyordu.) Daha sonra yapmam gereken şeyler var mı diye merak ettim. İnternette araştırmaya başladım. İlk önce bir foruma üye oldum. Sorduğum soruya bir dönüş alamadığım için şansımı iyikus.com’da denedim. Kısa sürede dönüş yapıldı. İlk zamanlar günde en az 2 soru sormuşluğum vardır. Hazır konusu açılmışken herkese teşekkür ederim :)


Plastik tüneklerin yerine, ahşap tünek almakla başladım. Sonrasında öğrendikçe diğer eksiklerini tamamladım. Kısa zaman içerisinde ilkIMG_20200627_082513.jpg aldığımız kafese sığmadığını fark ettik. 3+1 kafes aldım ve bu arada “Oğlum, oğlum” diye severken aslında çingene bir kızım olduğunu da öğrendim. Adını değiştirme ihtiyacı duymadım. Çünkü adını seviyorum ve yakışıyor da :D Bir çok zorluk yaşadık hala da yaşıyoruz fakat kızımın hırslı bir yapısı var. Bir gün aralıklı olarak burnundan kan geldiğini fark ettim. Sanırım ilk defa o gün anladım ne kadar çok bağlandığımı. Kafesten çıkartıp uçmasına izin verdiğim zaman kanaması oluyordu; aradığım veterinerler bir yere çarpmıştır bekleyin demekten başka bir çözüm üretmediler. Ve doğru olmasada çoğu veterinerin sadece parası az diye canlı ayırmasından dolayı veteriner hekimlere karşı ön yargım var.

IMG_20201221_194437.jpg






Eğitmeliyim benim istediğimi yapmalı demedim hiç, bazı şeyleri öğrendi çokça şebeklikleri var ama bunları benim gayretimle yapmadı kendisi marifetli. Çok akıllı, bazen uyanık; bazen saf her türlü özelliği var :D





*Sabahları genellikle uyanıp, uyanmadığımı anlamak için ufak ufak öter “Şşş” dedikten sonra ben kalkana kadar sesini çıkarmaz. Bunu sanırım her öttüğünde yanıma alıp pike altında onunla oynayarak kazandı.
*Kızdığımda; kendini kabartır, ağzını kocaman açarak esner sonra yandan yandan bakar :D
*Banyo yaptıktan sonra kuruyana kadar omzumda veya başımda durur. Genellikle omzumda.
*Acıktığı zaman eğer kafese ulaşamıyorsa; çirkin bir şekilde öter.
*Kendini didiklerken göbeğine dokununca çok tatlı bir ses çıkarıp, ısırır.
*İlaç kullanmadan önce kafese elimi sokup “Hop!” dediğim zaman avucuma bir ayağını koyup kendisini atardı. Şimdi ilaç vereceğimi düşündüğü için tünekte kendini kasıp kalıyor.
IMG_20200702_200444.jpg
*Küpe, kolye, parlak yüzeyi olan şeylere aşırı düşkün.
*Bir gün kafesin kapısının kapalı olduğunu fark etmedim; 3-4 saat aç kalmış yavrucağızım. Yumurta maması yapmıştım o gün. Odaya girdiğimde gardrobun üzerinden beni takip edip hemen yemeye başlamıştı. O günden sonra her yumurta maması gördüğünde heyecanla kafese koymamı bekler ve beğendiği her şeyi yer maşallah :D
*Uyku çadırını evde yaptım. İlk zamanlar yanına bile yaklaşmadı. İçine sevdiği şeylerden koya koya ona da alıştı.
*Susadığını yanında su içtiğimde neyle içiyorsam onu gözüyle takip eder, hafif bir boyun uzatır.
 

Şimâl

Forum Sakini
Mesajlar
1,079
Tepki puanı
1,481
Yaş
14
Konum
İzmir
25 Haziran 2020 tarihinde Ulus’ta bulunan kuşçulara gittik bilenler vardır. Aslında bende kuş sahiplenirken “Benim oyalanacak bir şeyim olsun” gibi yanlış bir düşünceyle gittim. İlk elimize aldığımız kuş Çiçi’ydi. Bir kuşa daha baktık fakat Çiçi’ye anne olmak istedim. Gagasının uç kısımlarında siyahlık vardı. Aldığımız yer “30 - 45” günlük erkek demişti. İlk ziyaret ettiği yer baba eviydi :D 3 muhabbet kuşu ve 1 sultan papağanının yanında buldu kendini. Balamir’le biraz çekişme geçti aralarında bu da bize “ Çiçi kesin erkek” diye düşündürdü; çünkü Balamir erkek ve yanında dişisi vardı. Elime almaya korkmuştum ilk zamanlar ve ısırdığında canım çok yanıyordu.

Ekli dosyayı görüntüle 11433Akşam evimize geldik. Evdekiler bilmiyordu bir nevi emrivaki yaptım. (Ki bu da yanlış. İstemeyip başkasına verebilirlerdi.) Geldiğinde direkEkli dosyayı görüntüle 11429 kafesten çıkardım. Salona geçtiğimizde yere bıraktım; sanki daha önce gelmiş gibi gayet sakindi. Uçamıyordu ilk zamanlar küçük olduğu için sanırım. Koltuğa, masaya tırmanmaya çalıştı. Kafesine koyduğumda gagasını tele takmış bir şekilde gördüm. İster istemez insan panik yapıyor. Sonrasında normal olabileceğini öğrendim. Üstünü ince birşeyle örtüp o geceyi sonlandırdık.

Alışana kadar sabahları 7 de soluğu yanında alıyordum. Saçlarımın arasında, omzumda zaman geçiriyorduk. Aşırıya kaçmadan muhabbet kuşu belgeselleri izliyorduk beraber. Muhabbet kuşu hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ne gerekir, nasıl olmalı bilmeden böyle bir adım atmıştım. Bir hafta geçmeden aileme o kadar almamaları konusunda uyarmama rağmen ikinci cici kuşumuz katıldı aramıza. (Çünkü Çiçi’nin sürekli ellenmesi hem beni hemde yavrucağızımı rahatsız ediyordu.) Daha sonra yapmam gereken şeyler var mı diye merak ettim. İnternette araştırmaya başladım. İlk önce bir foruma üye oldum. Sorduğum soruya bir dönüş alamadığım için şansımı iyikus.com’da denedim. Kısa sürede dönüş yapıldı. İlk zamanlar günde en az 2 soru sormuşluğum vardır. Hazır konusu açılmışken herkese teşekkür ederim :)


Plastik tüneklerin yerine, ahşap tünek almakla başladım. Sonrasında öğrendikçe diğer eksiklerini tamamladım. Kısa zaman içerisinde ilkEkli dosyayı görüntüle 11432 aldığımız kafese sığmadığını fark ettik. 3+1 kafes aldım ve bu arada “Oğlum, oğlum” diye severken aslında çingene bir kızım olduğunu da öğrendim. Adını değiştirme ihtiyacı duymadım. Çünkü adını seviyorum ve yakışıyor da :D Bir çok zorluk yaşadık hala da yaşıyoruz fakat kızımın hırslı bir yapısı var. Bir gün aralıklı olarak burnundan kan geldiğini fark ettim. Sanırım ilk defa o gün anladım ne kadar çok bağlandığımı. Kafesten çıkartıp uçmasına izin verdiğim zaman kanaması oluyordu; aradığım veterinerler bir yere çarpmıştır bekleyin demekten başka bir çözüm üretmediler. Ve doğru olmasada çoğu veterinerin sadece parası az diye canlı ayırmasından dolayı veteriner hekimlere karşı ön yargım var.

Ekli dosyayı görüntüle 11430






Eğitmeliyim benim istediğimi yapmalı demedim hiç, bazı şeyleri öğrendi çokça şebeklikleri var ama bunları benim gayretimle yapmadı kendisi marifetli. Çok akıllı, bazen uyanık; bazen saf her türlü özelliği var :D





*Sabahları genellikle uyanıp, uyanmadığımı anlamak için ufak ufak öter “Şşş” dedikten sonra ben kalkana kadar sesini çıkarmaz. Bunu sanırım her öttüğünde yanıma alıp pike altında onunla oynayarak kazandı.
*Kızdığımda; kendini kabartır, ağzını kocaman açarak esner sonra yandan yandan bakar :D
*Banyo yaptıktan sonra kuruyana kadar omzumda veya başımda durur. Genellikle omzumda.
*Acıktığı zaman eğer kafese ulaşamıyorsa; çirkin bir şekilde öter.
*Kendini didiklerken göbeğine dokununca çok tatlı bir ses çıkarıp, ısırır.
*İlaç kullanmadan önce kafese elimi sokup “Hop!” dediğim zaman avucuma bir ayağını koyup kendisini atardı. Şimdi ilaç vereceğimi düşündüğü için tünekte kendini kasıp kalıyor.
Ekli dosyayı görüntüle 11431
*Küpe, kolye, parlak yüzeyi olan şeylere aşırı düşkün.
*Bir gün kafesin kapısının kapalı olduğunu fark etmedim; 3-4 saat aç kalmış yavrucağızım. Yumurta maması yapmıştım o gün. Odaya girdiğimde gardrobun üzerinden beni takip edip hemen yemeye başlamıştı. O günden sonra her yumurta maması gördüğünde heyecanla kafese koymamı bekler ve beğendiği her şeyi yer maşallah :D
*Uyku çadırını evde yaptım. İlk zamanlar yanına bile yaklaşmadı. İçine sevdiği şeylerden koya koya ona da alıştı.
*Susadığını yanında su içtiğimde neyle içiyorsam onu gözüyle takip eder, hafif bir boyun uzatır.
İlk fotoğrafını gördüğüm an yanımda olsa çiçiyi öpe öpe yerdim ya çok tatlı maşallah. Allah nazarlardan korusun.
 
Üst Alt