Doğanay Y.

Yönetici
iyikus.com Yetkilisi
Katılım
3 Tem 2017
Mesajlar
7,814
Puanları
268
Yaş
29
Konum
Ankara
Web Sitesi
iyikus.com
Leonardit ve Humik Asitin Önemi
Toprak Düzenleyici, Toprağa ve Ürüne Faydaları

leonardit-1024x768.jpg

Humik asit toprağın sıkışmasını önleyerek toprağın iyibir şekilde havalanmasını sağlar.

Toprağın su geçirgenliğini arttırarak yarar sağlar.

Leonardit kumlu toprakların organik miktarını arttırarak toprağın zenginleşmesini sağlar.

Ürün Topraktaki tüm katmanların sıcaklık değerini düzenler.

Leonardit gübre ürünlerde erkencilik sağlar.

Granül haldeki toprak düzenleyici üründe verim ve kaliteyi arttırmada yardımcı olur.

Toprak düzenleyici toprakta su tutma kapasitesini arttırır ve kuraklığa karşı su kayıplarını en aza indirerek toprağın nemli kalmasını sağlar.

Hümik asit toprağın rengini koyulaştırır ve bu nedenle toprağın güneş ışınlarından daha iyi yararlanmasını sağlar.

Toprağın pHını düzenlemektedir.

Toprak düzenleyici bitki bünyesindeki vitamin miktarının çoğalmasını sağlar.

Leonardit (humik asit) biyokimyasal özelliği ile toprağın zararlı, kirletici ve zehirli maddelerden arınmasını sağlar.

Toprak Düzenleyicisi suda çık hızlı çözünen besin maddelerini kök bölgesinde muhafaza ederek, gerektiği zaman bitki tarafından kolayca alınmasını sağlar.

Bana bu kadar yeterli bilgi diyorsanız devamını okumanıza ihtiyaç yok. Fakat biraz daha detay lazım derseniz buyurun;

LEONARDİT

Katı granül formda olup toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştiren, biyolojik aktivitesini artıran, yüksek oranda hümik asitler içeren, toprağa karıştırılarak uygulandığında humus oluşturan organik bir materyaldir. Bitki ve hayvan kalıntılarının tarih öncesi zamanlarda gölsel ortamlarda ve bataklıklarda çökelerek basınç, sıcaklık ve anaerobik koşullarda volkanizma hareketlerinin de etkisiyle milyonlarca yılda parçalanıp bozuşması, humifikasyonu, oksidasyonu ve başkalaşıma uğraması sonucu tabakalaşmış killi organik sedimanter bir kayaçtır.

Yüksek kalitede bir leonardit’de hümik asit içeriği, organik madde miktarı, pH değeri, C/N oranı, özgül ağırlık ve bazik solüsyonda yüksek çözünürlük derecesi önemli parametreleridir.

Piyasalarda Leonardit adı altında satılan ürünlerin kalite sınıflaması değerlerinde şaşırtıcı çelişkiler bulunmaktadır. Bu değerlere uymayan ürünler linyit kömürü menşelidir.
LEONARDİT KALİTE SINIFLAMASI

Kompozisyon Düşük Kalite Orta Kalite Yüksek Kalite
Hümik asit içeriği % 35-50 50-65 65-85
Organik madde
miktarı %
minimum 35 minimum 50 minimum 65
pH değeri 6,5±1 5,5±1 4±1
C/N 21±1 19±1 17±1
Özgül ağırlık(gr/cm3) 1,4±0,1 1,2±0,1 0,8±0,1
Bazik sölüsyonda çözünürlük düşük orta yüksek

Doğada çok nadir bulunan ve çok ince damarlar şeklinde oluşan bazende linyit damarlarının üst tabakalarında rastlanan ince leonardit damarları konvensiyonel madencilik yöntemleriyle selektif olarak üretilir. Ocaktan üretilen tüvenan maden %30-40 nem içerir. Leonardit madeni tesiste doğal ortamda oda sıcaklığında havada kurutulmaya bırakılır. 60oC üzerinde sıcaklıkta mekanik kurutma hümik asitlerin zincir ve halka yapılarını bozacağından tercih edilmez. Havada kurutma, eleme ve kırma işleminden sonra oksidasyon, gravite seperasyon, atritor öğütme ve homejenizasyon işlemlerinden geçirilerek torbalanır.

Humikasit

Toprak organik maddesi başkalaşım durumuna göre 2’ye ayrılır. 1. Ölü Örtü (döküntü) Maddeleri: Bitki artıkları, ölü kökler, hayvanlar, bunların unsurları ölü örtü maddeleridir ve hunin olmayan maddeler olarak isimlendirilir. 2. Humik Maddeler: Eskiden toprak organik maddesinin bütününe humus denirdi. Günümüzde bilim adamları humus kavramını sadece humik maddeler için kullanmaktadırlar. Humik maddeler ileri derecede değişime uğramış ve doku strüktürü belirlenemeyen maddelerdir. Genellikle 3 fraksiyon halinde gruplandırılabilir: (a). Alkali çözücüde ekstrakte edildikten sonra kuvvetli asitlerle (HCl) çöktürülebilen humik asit, (b). alkalin ekstraktın asitleştirilmesi durumunda çözelti içerisinde bulunan fulvik asit, (c) derişik asit ve bazlar tarafından humik maddelerden ekstrakte edilemeyen hunin fraksiyonudur.
Humik asitler, bitkilerin gelişiminde doğrudan ve dolaylı önemli bir rol oynar. Dolaylı etkiler, suyun tutulması, drenaj, havalanmanın iyileştirilmesi ve metalik iyonlar ile kileytli bileşikler ya da metalik-hidroksitler oluşturarak suda çözünebilir formları meydana getirerek; bu elementlerin bir çoğunun çözünürlüğünü de kontrol eder. Bitkilere doğrudan etkisi, kök gelişimi ve bitkilerin absorbe ettiği besin elementleri metabolizmalarını etkilemesi ile meydana gelmektedir.
Tarımsal problemlere çare olarak düşünülen humik maddelerin kullanımında da bazı aksamalar, yanlış düşünceler ve uygulamalar vardır. Nasıl her ilacı her hastanın kullanmasının mümkün olmadığı gibi, humik maddelerin de her derde ilaç olmadığı bir gerçektir. Humik maddelerin yalnış kullanılmasından kaynaklanabilecek olumsuzluklara dikkat edilmesi gerekir. Örneğin toprağa % 75’lik humik asit ilave ettiğimizde ve uygun iklim şartlarında fulvik asitten humik asite dönüşüm de humik asiti arttıracaktır. Ancak, bu durumda toprak organik maddesinin çok küçük miktarını oluşturan humik maddeler değil humik asit olacak; hatta humik asitin miktarı da organik madde ilavesinin olmadığı, su, iklim, toprak ve mikroorganizma koşullarına bağlı olarak değişmekle birlikte organik maddeden bile yüksek olabilecektir. Bunun yanında, humik asitin hunin maddelere dönüşmesi sonucunda oranı da % 50’lerin üzerine çıkacaktır. Böylece humik madde bileşenlerinde dengesizlik kendini gösterecektir.
Humik asidin;

· Toprak tuzluluğunun düşürülmesinde
· Toprak renginin düzeltilmesinde
· Metaller ile kileyt bağı oluşturulmasında, bitki için yararlı besin elementlerinin alımının kolaylaştırır
· Ağır metallerin toksik etkisinin azaltılmasında
· Bitki kök hastalık ve zararlılarına karşı etkili olduğu
· Meyve renk ve şekerine olumlu etkisi olduğu araştırmalar sonucu ortaya konmuştur.
Yapılan toprak analizleride topraklarımızın organik maddece yetersiz olduğu ortaya çıkmaktadır. Topraklarımıza organik madde vermeden toprağa sadece humik maddelerin verilmesi; aç olan bir insana yemek yerine keyif kahvesinin verilmesine benzemektedir. Bizler öncelikli olarak topraklarımızın organik madde düzeylerini arttırdıktan (bunun için PROTİENT ORGANİK öneriyoruz) sonra humik madde düzeylerini yükseltebiliriz. Humik madde kapsamlarını yükseltirken de, topraklarımızın pH, sıcak iklimimiz ve mikroorganizma faaliyetlerinin yüksek olduğu unutulmayarak, humik maddelerin verilen materyalde dengeli olmasına, toprağın organik madde, humik maddeler ve humik madde içerisindeki dengeyi bozmadan, verilen materyalin humik asit ve hunin kapsamları düşük, fulvik asit kapsamı yüksek humik madde bileşiklerini; en uygunu su içerisinde çözülümü yüksek olan PROFERT K-HUMATE (%85 Toz Humik ve Fulvik Asit) PROXİN85 (%70 Toz Humik ve Fulvik Asit + %20 K2O) ve sıvı içerside çözünmüş PRO-HUMİC15 (%15 Sıvı Humik Asit) olmalıdır.
 
Üst