iyikus.com'a Hoş geldiniz!

Burada olmana sevindik!

Forum sitemize kayıt olarak, topluluğumuzun diğer üyeleriyle iletişime geçebilir, paylaşımlarda bulunup, destek alabilirsiniz.

Kayıt Ol

pomeranian boo fiyatları

Nasıl Düştük bu aşka?

Kullanıcı Değerlendirmesi
5.00 Oylama

Hazal

Forum Sakini
Katılım
27 Mar 2020
Mesajlar
516
Puanları
168
Konum
Bursa
Benimde 2 aylık uçmayı bile doğru dürüst beceremeyen kuşum, balkonda duran diğer kuşlarıma gitmek için, yanlışlıkla açık bıraktığım balkon kapısından kaçmıştı.

20 gün sonra bahçeme geri gelmişti. Üstü başı kir pas, parmağı kırık ve enfekte şekilde:(

Sokaklarda günlerce aramıştım, komşuları falan ayağa kaldırmıştım.

20 gün sırrını hala çözebilmiş değilim. Aklıma gelen en iyi ihtimal; yakın çevreden birisinin alıp beslemeye kalktığı, beceremeyince tekrar dışarıya saldığı durumu.

Parmağını kesmek zorunda kalmıştık. Tedavi süreci falan derken çok şükür şimdi iyi:)
Ya şimdi hatırladım Dünya mıydı? çok içim gitmişti ona okuduğumda.
 

Muratsani

Yönetici
Moderatör
Katılım
17 Ağu 2020
Mesajlar
732
Puanları
168
Yaş
32
Konum
İstanbul/Kadıköy/Ümraniye
Aynen Dünya:) Hafızanda iyimiş (y) Sorma, kahrolmuştum... Cevval bir kuş olsa, belki o kadar üzülmezdim...Yavrucum daha doğru düzgün uçamıyodu bile...
 

Rüştü Okumuş

Çevirmen
Katılım
1 May 2020
Mesajlar
495
Puanları
168
Yaş
28
Konum
denizli
Eşim cennet papağanı istiyordu, ben akvaryum sevdasıyla mutluydum. 1 tane profesyonel, bir tanede hobi akvaryumum vardı. Ancak okadar çok masraf ediyordumki eşim kızıyordu. :D Bende belki artık bana kızmaz diye kuzenim petshop, onun yanına gittim cennet papağanı bul bize diye yavru. Oda ortalama 3 hafta sonra aradı ( balık üretimhanesi var ) oraya birşeyler içmeye gidelim, giderkende bir üreticiden kuş alalım dedi tamam dedim. Kokoyu aldık bana yalvardı cenneti değil bunu alın daha 50 günlük diye ben eşim istediği için ısrarla cennet istedim. 2 hafta sonra dükkana gittim ziyarete dükkana girdiğimde kokonun ensesini seviyordu ve baya etkiledi o durum beni çünkü görmemiştim hiç ogün alıp eşime getirdim habersiz. ( 2 Nisan 2020 ) :) geçen pazartesi tam 5 hafta oldu ogün dükkanına profesyonel akvaryum kuracaktık şov amaçlı ve beni aradı gel birlikte kuralım diye. Ben sabah 10da dükkandaydım her gidişimde kuşlara daldarı takıyordum yine taktım. Akvaryumu kurarken tık tık tık tık sesler geliyor önce anlamadım. Sonra biraz izledim, bizim tarçın tünekte uyurken tünekten kafes tabanına düştü :D izlemeye devam ettim inanın okadar küçüktüki 42-45 günlük tabandan tüneğe çıkana kadar ortalama 2 dakika geçti :D sapsarı hali birde bu şapşal şapşal halleri inanılmaz hoşuma gitti. Ve hemen o anda tutup ayırdım akşam eve geçerken götürdüm :) ogünden bugüne bizlerle. Yalnız kokonun yeri ayrıdır okadar evcil olduki aynı bebek gibi :)

20201110_112024.jpg
 

Hazal

Forum Sakini
Katılım
27 Mar 2020
Mesajlar
516
Puanları
168
Konum
Bursa
Aynen Dünya:) Hafızanda iyimiş (y) Sorma, kahrolmuştum... Cevval bir kuş olsa, belki o kadar üzülmezdim...Yavrucum daha doğru düzgün uçamıyodu bile...
Çok üzülmüştüm durumuna,o küçücük haliyle yaşadıklarına.Aklımda kalmış :( Gene de size dönebildiği için çok şanslı.Bundan sonra çok mutlu, uzun bir ömrü olur umarım..
 

Şimâl

Forum Sakini
Katılım
25 Eyl 2020
Mesajlar
725
Puanları
168
Yaş
13
Konum
İzmir
Bu şekilde eğitim verilebilir mi bilmiyorum, verilirse daha güzel olur diye düşünüyorum. Odadan odaya çağırıyordum sese yöneliyordu ve geliyordu.

Sana katılıyorum, dışarı tehlikelerle dolu fakat gözlemlediğim kadarıyla o kadar mutlu oluyor ki gözlerinden belli oluyor. Her iki taraftan da düşünüyorum yaptığım doğru bir şey mi diye düşünüyorum. Doğada biraz vakit geçirsin fikri daha ağır basıyor. Uçuş kabiliyeti de çok iyi, serçe kovalıyor yakalayamıyor jklsdfsdflk
Vay be ne güzel benim ki çok güzel uçuyor ama cesaret edemem ya bizim sağ binalar da güvercin besliyorlar ne kadar sağlıklılar belli değil herşeyi geçtim güvercinlerden salamam.
 

Muratsani

Yönetici
Moderatör
Katılım
17 Ağu 2020
Mesajlar
732
Puanları
168
Yaş
32
Konum
İstanbul/Kadıköy/Ümraniye
Eşim cennet papağanı istiyordu, ben akvaryum sevdasıyla mutluydum. 1 tane profesyonel, bir tanede hobi akvaryumum vardı. Ancak okadar çok masraf ediyordumki eşim kızıyordu. :D Bende belki artık bana kızmaz diye kuzenim petshop, onun yanına gittim cennet papağanı bul bize diye yavru. Oda ortalama 3 hafta sonra aradı ( balık üretimhanesi var ) oraya birşeyler içmeye gidelim, giderkende bir üreticiden kuş alalım dedi tamam dedim. Kokoyu aldık bana yalvardı cenneti değil bunu alın daha 50 günlük diye ben eşim istediği için ısrarla cennet istedim. 2 hafta sonra dükkana gittim ziyarete dükkana girdiğimde kokonun ensesini seviyordu ve baya etkiledi o durum beni çünkü görmemiştim hiç ogün alıp eşime getirdim habersiz. ( 2 Nisan 2020 ) :) geçen pazartesi tam 5 hafta oldu ogün dükkanına profesyonel akvaryum kuracaktık şov amaçlı ve beni aradı gel birlikte kuralım diye. Ben sabah 10da dükkandaydım her gidişimde kuşlara daldarı takıyordum yine taktım. Akvaryumu kurarken tık tık tık tık sesler geliyor önce anlamadım. Sonra biraz izledim, bizim tarçın tünekte uyurken tünekten kafes tabanına düştü :D izlemeye devam ettim inanın okadar küçüktüki 42-45 günlük tabandan tüneğe çıkana kadar ortalama 2 dakika geçti :D sapsarı hali birde bu şapşal şapşal halleri inanılmaz hoşuma gitti. Ve hemen o anda tutup ayırdım akşam eve geçerken götürdüm :) ogünden bugüne bizlerle. Yalnız kokonun yeri ayrıdır okadar evcil olduki aynı bebek gibi :)

Ekli dosyayı görüntüle 9268
Çok tatlı ve uyumlular. Sanki yıllardan beridir biliyormuşum hissi veriyorlar her baktığımda.

Üzerine bir de senin şu "kaliteli fotoğraf" olayın eklenmiyor mu... Gıcık oluyorum evet :D Çok iyi gerçekten. Tablo gibi çekiyorsun maşallah :D

Ne güzel! Hikayelerle doluyuz... Dokunuşlarımız, başka bir yaşam katmış dünyamıza. Yaprakların yansıması gibi hayallerimiz...Ve bunu gerçek kılan savruluşumuz.

Velhasıl puanım 10/10 :D
 

Rüştü Okumuş

Çevirmen
Katılım
1 May 2020
Mesajlar
495
Puanları
168
Yaş
28
Konum
denizli
Çok tatlı ve uyumlular. Sanki yıllardan beridir biliyormuşum hissi veriyorlar her baktığımda.

Üzerine bir de senin şu "kaliteli fotoğraf" olayın eklenmiyor mu... Gıcık oluyorum evet :D Çok iyi gerçekten. Tablo gibi çekiyorsun maşallah :D

Ne güzel! Hikayelerle doluyuz... Dokunuşlarımız, başka bir yaşam katmış dünyamıza. Yaprakların yansıması gibi hayallerimiz...Ve bunu gerçek kılan savruluşumuz.

Velhasıl puanım 10/10 :D
İnan herkesin hikayesi var ama anlatabilecek bir platform veya seni anlayacak kişiler varsa hikaye oluyor. Yoksa kuştan anlamayan, sevmeyen birine anlatsan "muhabbet kuşu işte" deyip geçiyor. :)
 

Merve Kıratlı

Forum Sakini
Katılım
28 Tem 2020
Mesajlar
334
Puanları
168
Yaş
25
Konum
Ankara
Biz eksik kalmayalım o zaman :D

Çocukken yaklaşık 9 kadar muhabbet kuşu alınmış eve bazısıyla fotoğraflarım var. Bilgisizlikten sanırım hep vefat etmişler ki kafeste aynayla almışlar kuşları. O fotoğraflardan hevesliydim fakat annemden çekindiğim için sahiplenmeye çekiniyordum. Sevgilimin de 3 muhabbet kuşu 1 sultan papağanı var. Ve bende kuş sahiplenmek istediğimi söyledim emin olup olmadığımı sordu birkaç kez bende eminim dedim.
Ulusta bir kuşçuya gittik. İlk olarak Çiçiyi aldı eline parmağımla başını okşadım geri koyduk. Hangisi dedi o olsun dedim. Boncuk boncuk gözleri vardı, gagasında siyahlık vardı. Sahiplendiğimiz yerdeki çocuk 30-45 günlük dedi. Evimize geldiğinde yem kırmayı bilmiyordu şimdi ne bulsa yiyo obur :D Sabahı zor ediyordum uyanır uyanmaz yanında alıyordum soluğu :) kuyruğu bile yoktu. Hatırlayınca bile tuhaf oldu içim :love:

Sindi hanım da benim Çiçiyi kardeşimden sakınmam üzere annemlerin dışarı çıktıklarında petshoptan alıp geldikleri evin büyük kızı :D ilk geldiğinde deli gibi uçup asma tavanın arasına girerdi. İndirene kadar canımız çıkardı. Daha sonra kızımıza ne olduysa durgunlaştı. Her geçen gün kötü olduğunu sandık birşey olur diye korktuk ama o sıkıca tutundu hayatına. Adı da koyduğumuz zamanlarda nereye bıraksak oraya siniyodu başka yerlere gitmiyordu :D şimdi kızgın, psikopat, köpek gibi birşey oldu :D

Kızlarımız önceleri aynı kafestelerdi fakat son zamanlarda Çiçi kovalamaya Sindi çığlıklar atmaya başlayınca hem kafesleri hem odaları ayırdık özlesinler birbirlerini diye :)
 

CEREN

iyikus.com Üyesi
Katılım
20 Kas 2020
Mesajlar
5
Puanları
13
Yaş
21
Konum
İZMİR
Benim kuş sevgim ilkokuldan geliyor. O zamanlar herşey çok temiz ve saftı , hiçbir dert yoktu. İşte ilkokul 1 de , birgün evdeydim, hiç oturmadığım tekli koltukların birisine oturdum ve etrafı izledim , karşımda da evimizin balkonuna bakan bir pencere vardı. Anannem içerisi hava alsın diye pencereyi açmıştı, pencereden balkona bakarken çamaşır askılığında bir muhabbet kuşu gördüm. O bana bakıyor , ben ona bakıyordum , beni sevmiş olmalı ki bir anda içeri daldı ve evin içinde uçmaya başladı . Bende çok korktum çünkü yaşım küçüktü ve hiç kuşumuz olmamıştı ( bir ara kuşumuz olmuştu ama kafes yere düşmüştü ve dışarı çıkıp kaçmıştı). Evde çığlık atıp annem, babamı , annannemi çağırdım ve hemen içeri girdiler. (büyük ihtimalle odada tekdim , herkes başka odaya dağılmış olabilir.) Sonra kuşu yakaladık ve birşey yaptık ama tam hatırlamıyorum, bir kutuya fln koymuşuzdur yada hala odadadır. Sonra isim bulmaya çalıştık ve adını maviş koyduk. Sonra işte eski kuştan kalan kafesi temizliyip ona koymuştuk mavişi. Ben çok korkmuştum ve o bana her yaklaştığında kaçıyordum ama sonradan babam bana gagasından öpmeyi göstermişti ve çok iyi anlaşmaya başlamıştık, yanından ayrılmıyordum, konuşuyordum, onu dışarı çıkardığımda ve tekrar kafesine koymak istediğimde kafese giremediğinden , daha doğrusu yakalayamadığımdan ona bubi tuzakları hazırlardım.( mesela çekmecenin içine yonlendirirdim ve çekmeceyi kapatıp içinden alır, kafese koyardım, hatta bir keresinde çekmeceye koduğumda ve tam çekmeceyi kapatıcakken kafasını dışarı çıkardı ve kafası arada kalıp burnu kanadı, o gün de kursum vardı ve kurs boyunca burnunu kanattığımı düşünüp ağlamıştım). Onun hakkında okulda boş zamanımda karikatürler yapardım, bi 5 sf lik onun hakkında çizdiğim komik karikatürler var. 4 yıl geçti ve nedense 4 yıl sonra artık yavrularını almak istemiştik ( maviş dişiydi) ve ona erkek bir muhabbet kuşu aldık ama (galiba 4 ay fln sonra) sonra kafesi temizlemeyi erteleyip durduk ve yeni aldığımız kuş yani bulut pislikten burnu mantar oldu ve öldü. 3 ay sonra maviş e de geçirdiğini gördük ve hicbirşey yapmadık, tek yaptığımız onu koltuğa koyup iyileşmesini beklemekti (şuan aklıma geliyor ki gazetelerin üzerine koymuştuk ve onu veterinere fln hiç götürmedik, ne salakmışız) . Ve birgün okuldan geldiğimde onu elime almıştım , onunla oyun oynamak istemiştim ,elimi uzatmıştım ve elime gelmisti ama gözlerini kapatıyor ve hiçbirşey yapmıyordu , bende onun elimde ölmek istediğini anlamıyıp onu hafifçe koltuğa koydum ve yine elime geldi , onu bırakıp ödevlerimi yaptım , hava karanlık ve çok kötüydü, evde yanlızdım , ışıklar açık değildi, tek bilgisayarın facebookta annemle yazışmalarımıza bakan beyaz ışığı açıktı ve bir süre sonra mavişin yanına gittim ve o ölmüş bir şekilde yatıyordu . Onu 4 yıl sonra öyle görmeye dayanamadım ve olduğum yerde atabildiğim kadar fazla, ses tellerimin sonuna kadar bağırdım , çığlık attım ağladım ve bu 10 dakika boyunca sürdü . Hala o anı , bağırabildiğim kadar bağırmamı düşündükçe gözyaşlarına boğuluyorum. Bunu yazarken bile gerçekten gözlerimden onlarca damla gitti. Ve 3 yıl sonra babam bir tane daha muhabbet kuşu aldı ama o sonradan ufacık açılmış pencereden nasıl kaçtıysa kaçıp gitti. Sonra babam 1 kuş daha aldı ama o da daha 4 ayını doldurmadan kaçtı ama bu sefer kafes yere düştü ve kafesi kırılıp kaçtı. Şuan sultan papağanım var (şakir), onu maviş kadar olmasa da çok ama çok fazla seviyorum . Hatta izmir depremindeyken onunla birlikte aşağı inmiştim (koskoca depremde nasıl koca kafesi tasıdım valla bilmiyorum) . Evet, izmir depremini yaşadım o sırada yine evde yanlızdım , deprem sırasında evde yanlızdım ve deprem olmaya başladı. bina sallanıyorken şakiri de alıp koca kafes ile 5 kat aşağı inmiştim.
 

Muratsani

Yönetici
Moderatör
Katılım
17 Ağu 2020
Mesajlar
732
Puanları
168
Yaş
32
Konum
İstanbul/Kadıköy/Ümraniye
Benim kuş sevgim ilkokuldan geliyor. O zamanlar herşey çok temiz ve saftı , hiçbir dert yoktu. İşte ilkokul 1 de , birgün evdeydim, hiç oturmadığım tekli koltukların birisine oturdum ve etrafı izledim , karşımda da evimizin balkonuna bakan bir pencere vardı. Anannem içerisi hava alsın diye pencereyi açmıştı, pencereden balkona bakarken çamaşır askılığında bir muhabbet kuşu gördüm. O bana bakıyor , ben ona bakıyordum , beni sevmiş olmalı ki bir anda içeri daldı ve evin içinde uçmaya başladı . Bende çok korktum çünkü yaşım küçüktü ve hiç kuşumuz olmamıştı ( bir ara kuşumuz olmuştu ama kafes yere düşmüştü ve dışarı çıkıp kaçmıştı). Evde çığlık atıp annem, babamı , annannemi çağırdım ve hemen içeri girdiler. (büyük ihtimalle odada tekdim , herkes başka odaya dağılmış olabilir.) Sonra kuşu yakaladık ve birşey yaptık ama tam hatırlamıyorum, bir kutuya fln koymuşuzdur yada hala odadadır. Sonra isim bulmaya çalıştık ve adını maviş koyduk. Sonra işte eski kuştan kalan kafesi temizliyip ona koymuştuk mavişi. Ben çok korkmuştum ve o bana her yaklaştığında kaçıyordum ama sonradan babam bana gagasından öpmeyi göstermişti ve çok iyi anlaşmaya başlamıştık, yanından ayrılmıyordum, konuşuyordum, onu dışarı çıkardığımda ve tekrar kafesine koymak istediğimde kafese giremediğinden , daha doğrusu yakalayamadığımdan ona bubi tuzakları hazırlardım.( mesela çekmecenin içine yonlendirirdim ve çekmeceyi kapatıp içinden alır, kafese koyardım, hatta bir keresinde çekmeceye koduğumda ve tam çekmeceyi kapatıcakken kafasını dışarı çıkardı ve kafası arada kalıp burnu kanadı, o gün de kursum vardı ve kurs boyunca burnunu kanattığımı düşünüp ağlamıştım). Onun hakkında okulda boş zamanımda karikatürler yapardım, bi 5 sf lik onun hakkında çizdiğim komik karikatürler var. 4 yıl geçti ve nedense 4 yıl sonra artık yavrularını almak istemiştik ( maviş dişiydi) ve ona erkek bir muhabbet kuşu aldık ama (galiba 4 ay fln sonra) sonra kafesi temizlemeyi erteleyip durduk ve yeni aldığımız kuş yani bulut pislikten burnu mantar oldu ve öldü. 3 ay sonra maviş e de geçirdiğini gördük ve hicbirşey yapmadık, tek yaptığımız onu koltuğa koyup iyileşmesini beklemekti (şuan aklıma geliyor ki gazetelerin üzerine koymuştuk ve onu veterinere fln hiç götürmedik, ne salakmışız) . Ve birgün okuldan geldiğimde onu elime almıştım , onunla oyun oynamak istemiştim ,elimi uzatmıştım ve elime gelmisti ama gözlerini kapatıyor ve hiçbirşey yapmıyordu , bende onun elimde ölmek istediğini anlamıyıp onu hafifçe koltuğa koydum ve yine elime geldi , onu bırakıp ödevlerimi yaptım , hava karanlık ve çok kötüydü, evde yanlızdım , ışıklar açık değildi, tek bilgisayarın facebookta annemle yazışmalarımıza bakan beyaz ışığı açıktı ve bir süre sonra mavişin yanına gittim ve o ölmüş bir şekilde yatıyordu . Onu 4 yıl sonra öyle görmeye dayanamadım ve olduğum yerde atabildiğim kadar fazla, ses tellerimin sonuna kadar bağırdım , çığlık attım ağladım ve bu 10 dakika boyunca sürdü . Hala o anı , bağırabildiğim kadar bağırmamı düşündükçe gözyaşlarına boğuluyorum. Bunu yazarken bile gerçekten gözlerimden onlarca damla gitti. Ve 3 yıl sonra babam bir tane daha muhabbet kuşu aldı ama o sonradan ufacık açılmış pencereden nasıl kaçtıysa kaçıp gitti. Sonra babam 1 kuş daha aldı ama o da daha 4 ayını doldurmadan kaçtı ama bu sefer kafes yere düştü ve kafesi kırılıp kaçtı. Şuan sultan papağanım var (şakir), onu maviş kadar olmasa da çok ama çok fazla seviyorum . Hatta izmir depremindeyken onunla birlikte aşağı inmiştim (koskoca depremde nasıl koca kafesi tasıdım valla bilmiyorum) . Evet, izmir depremini yaşadım o sırada yine evde yanlızdım , deprem sırasında evde yanlızdım ve deprem olmaya başladı. bina sallanıyorken şakiri de alıp koca kafes ile 5 kat aşağı inmiştim.
Buruk bir hikaye, hüzünlendim doğrusu...

Deprem sırasında kuşunuzla inmeniz takdire şayan...

Deprem, soluk kesici bir durum. Çoğu zaman insan ne yapacağını şaşırabiliyor...Bağlılık başka birşey tabi (y)
 

Hazal

Forum Sakini
Katılım
27 Mar 2020
Mesajlar
516
Puanları
168
Konum
Bursa
2 aylıkken sahiplenip 7,5 yıl benimle olan kuşumu aniden kaybettim.Köpeğimden sonra bir de bu ölüm mahvetti beni.Çok alışmıştık,o da bize çok bağlıydı.Kızımı gömdüm,kalan eşyalarını ağlayarak attım.Sadece kalan yem ve vitaminlere ellemedim birine veririm diye.

Sonra rastgele bir petshopa girdim elimdekileri alır mısınız ihtiyaç varsa hibe edicem demek için.Bir daha asla hayvan bakmam diye yemin ediyorum ama,dayanamam ölürse diye :) gözler şiş falan olunca benim çay ikram ettiler oturttular,hem ağlıyorum hem anlatıyorum :) kuşlara hiç bakmıyorum oradaki.içeriye bir çift girdi yavru erkek kuş istiyoruz diye.Oradaki abi de açtı kafesi tutmaya çalışıyor bir tane yavru.Hayvanlar pat pat kaçışıyor tabi.Bir tanesi geldi omuzuma kaçtı.Minik bir erkek :) dedi bunu vereyim sağlıklı,güzel yavru.Adam almaya çalışıyor bu saçlarımın içine kaçıyor.Ben almaya çalışıyorum boynuma sinleniyor.

Dedim hayvan panik oldu bekleyin sakinlesin.Tamam dediler.Bu çıktı ensemden saç arasından başladı yanağımı didiklemeye.İnsanlarda kafes falan bakıyor alıcaklar ya.Dedim durun :) sonrası işte minik bir taşıma kutusunda elimde kuş,vermeye gittiğim malzemeler ve yeni aksesuarlarla kendimi ev de buldum.Kadın ama biz alacaktık falan diyordu en son gerisini hatırlamıyorum :) Bulut bey’de böyle geliverdi hayatımıza işte.
 

Şimâl

Forum Sakini
Katılım
25 Eyl 2020
Mesajlar
725
Puanları
168
Yaş
13
Konum
İzmir
Benim kuş sevgim ilkokuldan geliyor. O zamanlar herşey çok temiz ve saftı , hiçbir dert yoktu. İşte ilkokul 1 de , birgün evdeydim, hiç oturmadığım tekli koltukların birisine oturdum ve etrafı izledim , karşımda da evimizin balkonuna bakan bir pencere vardı. Anannem içerisi hava alsın diye pencereyi açmıştı, pencereden balkona bakarken çamaşır askılığında bir muhabbet kuşu gördüm. O bana bakıyor , ben ona bakıyordum , beni sevmiş olmalı ki bir anda içeri daldı ve evin içinde uçmaya başladı . Bende çok korktum çünkü yaşım küçüktü ve hiç kuşumuz olmamıştı ( bir ara kuşumuz olmuştu ama kafes yere düşmüştü ve dışarı çıkıp kaçmıştı). Evde çığlık atıp annem, babamı , annannemi çağırdım ve hemen içeri girdiler. (büyük ihtimalle odada tekdim , herkes başka odaya dağılmış olabilir.) Sonra kuşu yakaladık ve birşey yaptık ama tam hatırlamıyorum, bir kutuya fln koymuşuzdur yada hala odadadır. Sonra isim bulmaya çalıştık ve adını maviş koyduk. Sonra işte eski kuştan kalan kafesi temizliyip ona koymuştuk mavişi. Ben çok korkmuştum ve o bana her yaklaştığında kaçıyordum ama sonradan babam bana gagasından öpmeyi göstermişti ve çok iyi anlaşmaya başlamıştık, yanından ayrılmıyordum, konuşuyordum, onu dışarı çıkardığımda ve tekrar kafesine koymak istediğimde kafese giremediğinden , daha doğrusu yakalayamadığımdan ona bubi tuzakları hazırlardım.( mesela çekmecenin içine yonlendirirdim ve çekmeceyi kapatıp içinden alır, kafese koyardım, hatta bir keresinde çekmeceye koduğumda ve tam çekmeceyi kapatıcakken kafasını dışarı çıkardı ve kafası arada kalıp burnu kanadı, o gün de kursum vardı ve kurs boyunca burnunu kanattığımı düşünüp ağlamıştım). Onun hakkında okulda boş zamanımda karikatürler yapardım, bi 5 sf lik onun hakkında çizdiğim komik karikatürler var. 4 yıl geçti ve nedense 4 yıl sonra artık yavrularını almak istemiştik ( maviş dişiydi) ve ona erkek bir muhabbet kuşu aldık ama (galiba 4 ay fln sonra) sonra kafesi temizlemeyi erteleyip durduk ve yeni aldığımız kuş yani bulut pislikten burnu mantar oldu ve öldü. 3 ay sonra maviş e de geçirdiğini gördük ve hicbirşey yapmadık, tek yaptığımız onu koltuğa koyup iyileşmesini beklemekti (şuan aklıma geliyor ki gazetelerin üzerine koymuştuk ve onu veterinere fln hiç götürmedik, ne salakmışız) . Ve birgün okuldan geldiğimde onu elime almıştım , onunla oyun oynamak istemiştim ,elimi uzatmıştım ve elime gelmisti ama gözlerini kapatıyor ve hiçbirşey yapmıyordu , bende onun elimde ölmek istediğini anlamıyıp onu hafifçe koltuğa koydum ve yine elime geldi , onu bırakıp ödevlerimi yaptım , hava karanlık ve çok kötüydü, evde yanlızdım , ışıklar açık değildi, tek bilgisayarın facebookta annemle yazışmalarımıza bakan beyaz ışığı açıktı ve bir süre sonra mavişin yanına gittim ve o ölmüş bir şekilde yatıyordu . Onu 4 yıl sonra öyle görmeye dayanamadım ve olduğum yerde atabildiğim kadar fazla, ses tellerimin sonuna kadar bağırdım , çığlık attım ağladım ve bu 10 dakika boyunca sürdü . Hala o anı , bağırabildiğim kadar bağırmamı düşündükçe gözyaşlarına boğuluyorum. Bunu yazarken bile gerçekten gözlerimden onlarca damla gitti. Ve 3 yıl sonra babam bir tane daha muhabbet kuşu aldı ama o sonradan ufacık açılmış pencereden nasıl kaçtıysa kaçıp gitti. Sonra babam 1 kuş daha aldı ama o da daha 4 ayını doldurmadan kaçtı ama bu sefer kafes yere düştü ve kafesi kırılıp kaçtı. Şuan sultan papağanım var (şakir), onu maviş kadar olmasa da çok ama çok fazla seviyorum . Hatta izmir depremindeyken onunla birlikte aşağı inmiştim (koskoca depremde nasıl koca kafesi tasıdım valla bilmiyorum) . Evet, izmir depremini yaşadım o sırada yine evde yanlızdım , deprem sırasında evde yanlızdım ve deprem olmaya başladı. bina sallanıyorken şakiri de alıp koca kafes ile 5 kat aşağı inmiştim.
Geçmiş olsun size de. Bende İzmir depreminde evde tektim. Kuşumun kafesine sarılıp kolana kaçtım. Aşağı inemedim. Ama Allah'a şükür bişey olmadan atlattık. Olan kişileri kurtarma şansımız olsaydı keşke maalesef can kaybı çok fazla.
 
Üst Alt